18 Mayıs 2014

Balık Avlama Yolları

ile İbrahim Halil Akçay

1- Çangal ( olta ) : Halfeti’de, balık yakalamak için kullanılan ucu çengelli iğneye “çangal” adı verilir. Tutulacak balığın cinsine ve büyüklüğüne göre değişik boyutlarda olur. Naylon ip denen misinanın ucuna bağlanır. Misinanın diğer ucu da mekik şeklinde ortası delik bir tahta parçasına bağlanır. Çangalda yem olarak solucan ya da hamur kullanılır. Eğer büyük balık yakalamak isteniyorsa çangal uzağa, derin sulara atılır. Çangalın akıntıda sürüklenmemesi ve su dibinde kalması için misinaya, ortası delik bir kurşun parçası bağlanır. Misinanın ucu kıyıda bir yere bağlanarak arada bir yoklanır ve balık olup olmadığı kontrol edilir. Yemi yenmişse çangala tekrar yem takılır. Eğer küçük ama daha çok sayıda balık yakalamak isteniyorsa; suyun dibinden itibaren 70- 80 cm yükseklik olan kısmına “gever” denen, taştan bir set örülür. Geverin boyu 1 m kadar olur. Böylece geverin iç kısmında akıntısız, durgun bir alan oluşturulur. Geverin dış kısmında ayak üstü durarak, iç kısma olta atılıp beklenir. Balık yeme geldiğinde ağız darbelerinden ve misinanın hareketlerinden anlaşılır. Olta, yukarı veya kendine doğru ani bir hareketle çekilerek balık yakalanır.

2- Burma : Sahildeki çakıllı-taşlı yerlerde bu yöntem kullanılır. Bu gibi yerlerde suyun derinliği yavaş yavaş artar. Suya doğru 10-15 m gidince derinlik insan boyuna ulaşır. Burma yapmak için hayit ve yılgın dalları ile sarmaşık cinsi sert otlar kullanılır. Bunlar üst üste dizilerek yuvarlak hale getirilir. Üzeri kalın sicimle boydan boya sarılıp bağlanır. Böylece 5m kadar uzunluğunda, 40 cm kadar çapında bir silindir şekline ( yuvarlanmış bir halı gibi ) getirilir. 5-6 kişi tarafından tutularak sahile indirilir. Burma çekme, ya akşam karanlığında ya da Fırat sularının bulanık olduğu zamanlarda yapılır ( balığın görüp kaçmaması için ). Birer kişi iki ucundan, 3-4 kişi de belirli aralıklarla orta yerinden tutarak suda ses çıkarmadan yavaş adımlarla bel hizasına gelinceye kadar suya girilir. Sonra ani bir hareketle herkes burmayı tuttuğu yerden dibe doğru bastırarak, uç kısmından tutanlar da burmayı kıvırarak halka şekline getirirler. Kenara iyice yaklaşınca uçlar kapatılıp burma bir daire haline getirilir. Burmanın iç bölgesinde kalan balıkların kaçmaması için dizlerle burmanın üzerine sıkıca basılır. Ondan sonra ellerle yoklanarak iç kısımda kalan balıklar yakalanır. Bazı balıklar burmanın üzerinden atlayıp kaçar, bazıları burmanın dip kısmında kalan herezelerden (boşluklardan) kaçar. “Kaçan balık büyük olur” misali; “kaçtı!”, “yakala!”, “çok büyüktü!”, “o tarafa geldi!”, “herezeyi kapat!” gibi şamatalarla zevkli bir gün geride bırakılır.

3- Şahe : Üçgen şeklinde, ağaçtan yapılmış hareketli bir düzeneğin iç tarafına ipten örülmüş sık gözlü bir ağ bağlanır. Bu düzenek, birbirine çakılarak monte edilmiş birkaç sırıktan oluşan kaidenin üzerine yerleştirilir. Üçgen şeklindeki sırıkların tepe noktasına uzun ve kalın bir sicim bağlanır. Ağın orta kısmına da “hases” denen ince bir sicim bağlanır. Şahe bekleyecek kişi bu iki ipin ucundan tutarak kıyıda oturup bekler. Kalın sicimi biraz gevşeterek üçgen şeklindeki çatal ağacın ve ona bağlı olan ağın su içine girmesini sağlar. Bu şekilde balığın gelmesini bekler. Balığın ağa girdiği, hasesteki küçük titreşimlerden anlaşılır. Avcı bunu hissettiğinde kalın sicimi çekerek ağacın ve torba şeklindeki ağın suyla temasını kesip yukarı kaldırır. Ağın içinde kalan balığı gidip yakalar. Sonra tekrar ağı suya bırakarak beklemeye başlar.

4- Arzıl ( ağ ) : 50-60 m. uzunluğunda, 1,5- 2 m. genişliğinde üç kat olarak örülmüş bir ağdır. Alt ve üst taraflarından kalın sicim geçirilir. Üst tarafına ayrıca, aralıklı olarak boydan boya mantar geçirilerek ağın dibe batmaması sağlanır. Ağın bir ucu kıyıya bağlanır. Kayıkla yavaş yavaş ileriye doğru gidilerek ağ suya serilir. 50-60 m. uzağa gidildiğinde, bir ağırlık bağlanan ağın diğer ucu suyun içine bırakılır. Ağ suyun içinde açılarak 1,5 – 2 m. genişliğinde bir perde haline gelir. Balıklar hareket halindeyken bu ağlara takılır, dolaşır ve çıkamazlar. Serilen ağ, gece boyunca suda kalır. Sabahleyin erken kayıkla bu ağlar toplanır. Yakalanan balıklar ağdan çıkarılarak değerlendirilir.

5- Serpme: 2-3 m. çapında daire biçiminde, ipten örülmüş sık gözlü bir balık yakalama aracıdır. Ağın en dış sırasına boydan boya kurşun halkalar geçirilerek serpmenin suyun dibine batması ve iç kısımda kalan balıkların dışarıya kaçmaması sağlanır. Serpmenin merkez noktasına bağlanan bir sicimin ucu bir elle veya ağızla, kurşunların bulunduğu bölüm öbür elle tutulur. Suyun içine girilerek veya kıyıdan kuvvetli bir şekilde suya fırlatılan serpme, şemsiye biçiminde açılarak kurşunların verdiği ağırlıkla dibe batar. Serpme yavaş hareketlerle kıyıya çekilir ve içinde kalan balıklar yakalanır.

6- Balık otu: Zehirli bir maddedir. Hamur şeklinde yoğrulup leblebi büyüklüğünde parçalar halinde kurutulan balık otu çarşıdan alındıktan sonra sahil boyunca ve kıyıdan 3-4 m. uzağa serpilir. Sonra 40-50 m. aşağıya gidilir. Yemi yiyen balıklar 5 dakika içerisinde ölür. Ters dönerek su yüzüne çıkar ve akıntı yönünde aşağıya doğru akmaya başlar. Suyun içine girilerek gelen balıklar yakalanır.

7- Dinamit: Yasak olmasına rağmen eskiden bu yöntemle de arada bir balık avlanırdı. Kaçak olarak satılan malzemeler alınır. Dinamit atılacak alan önceden 1-2 gün boyunca yemlenir. Dinamit hazırlanarak suyun dibine batması için bir taş parçası bağlanır. Fitil ateşlenerek suyun içine doğru uzağa fırlatılır. 5-10 sn. içinde kuvvetli bir patlama olur. Patlamanın etkisiyle o bölgeye yakın olan balıklar ölür ve aşağıya doğru akmaya başlar. Aşağıda suyun içinde bekleyen 2-3 kişi yüzerek bunları yakalayıp kıyıya çıkarır.